Sinemaya iyiden iyiye
merak sarmaya başladığım 1995-2000 arası dönem bilim kurgu filmleri açısında
çok zengin bir dönemdi. Mükemmel bilim kurgulardan, sıradan B sınıfı bilim
kurgulara kadar bi dolu film izledik o dönemde. Belki de bundandır bilim kurgu hayranlığım.
:) O zaman nasıl ki bilim kurgu dönemiyse bu dönem de sanırım çizgi roman
dönemi oluyor. Gerçi biraz normalden uzun sürdü bu çizgi roman dönemi ama olsun
genel olarak şikâyetçi değilim. Şikâyet edebileceğim tek konu bu dönemde hatırı
sayılır bilim kurgu filmi yakalamak oldukça zorlaştı. Bu kıtlık döneminde uzun
zamandır izlemek istediğim Prometheus filmini ancak hafta sonu izleme şansı
buldum ve düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istedim.
Filmin kadrosundan önce
konusundan bahsetmek daha doğru olacak sanırım. Öncelikle bu film bir uzay
filmi. Dünyada insanoğlunun yaradılışına yönelik birçok ipucu bulunur ve tüm bu
ipuçları dünyadan çok uzakta bulunan bir gezegeni işaret etmektedir. Bir grup
bilim adamı ve asker bu gezegene yolculuğa giderler. Gezegene vardıklarında ise
bir dolu olaylar dizisi kahramanlarımızı beklemektedirler ve bu kahramanlarımız
bir şekilde dünyanın geleceğini kurtarmak için mücadeleye girişirler.
Filmin yönetmeni Ridley Scott, gayet başarılı bir yönetmen olduğunu düşünsem de genel bir tarzı
olmadığı için filmleri bana çoğunlukla çok başarılı gelmez. Başrollerde Noomi Rapace, Michael Fassbender, Charlize Theron ve Idris Elba karşımıza
çıkmaktadır. Guy Pearce da filmde rol almakta ancak izleyenler tanımakta biraz
zorlanabilirler, ben açıkçası sesinden tanıdım, zira kendisi oldukça yaşlı bir
adamı canlandırmaktadır.
Önce olumsuz kısımlardan
bahsedelim. Yine spoiler yok ama izlemeyenler için biraz fazla bilgi
içerebilir yazacaklarımız. Filmde açıkta kalan çok nokta var. Bir kere, 3 tane çizimden yola çıkarak
trilyon dolarlık yolculuğa çıkmak bana çok mantıklı gelmiyor, o kısmın biraz
daha altını doldurmak gerekirdi sanırım. Filmde fazla klişe var; tırsıp kaçmaya
çalışan adamlar mı dersin, söz dinlemeyen insanlar mı dersin, ne ararsanız var.
Ayrıca film çok fazla tahmin edilebilir olmuş. Ben ki film izlerken beynimi
kapatırım, 1 sn sonrasını asla düşünmem, kim katilmiş, kim hırsızmış hiç kafa
yormam ama bu filmde son 10 yılda yapmadığım kadar tahminde bulundum ve hepsi
de tuttu. Belki de istedikleri budur, tam bilemedim. Kabak gibi her şey göz
önündeydi yani. Aslında daha çok şey var söylenecek ama sahneleri burada tek
tek açıklamak doğru olmaz sanırım.
